Bolin’in diğer çalışmalarını görmek isteyen, röportajın sonundaki galeriye zıplasın!
Liu Bolin, Çin’den çıkma, dünyaca ünlü bir sanatçı. Yaptığı iş oldukça enteresan. Zira fotoğrafçı desem, değil, model desem, hiç değil. Üniversitede eğitimini aldığı heykeltıraşlık da biraz uzak yaptığı işe. Kendini boyuyor. Amacı arka planla bütünleşip kendini kaybettirmek. Kimi zaman Çin Seddi’nin bir parçası oluyor, kimi zaman, yapımı taze bitmiş asfaltın üzerinde belirsizleşiyor. Çin’in Shandong şehrinde doğan 36 yaşındaki sanatçı, kendini “yok ederek” bakış açısını görünür kılıyor. “Görünmez olursam, güç toplarım, ileride daha görünür olabilirim” diyor. Çin’in bağrından kopup gelmiş görünmez adam Liu Bolin’le görüştüm, iftiharla sunarım…
*“Görünmez olmak” nasıl ortaya çıktı? Neden saklanıyorsunuz?
Saklanmaya Suojia Köyü adlı sanat kampanyası hükümet tarafından mahvedildikten sonra başladım. Uluslararası Suojia Sanat Köyü, içinde çalışan 140’tan fazla sanatçıyla Asya’nın en büyük sanat kampanyası. Ama Çin hükümeti, yasalara aykırı diyerek çalışma binasını yıktı. Bina tekrar yapıldı. Şimdi kampanya için çok sayıda sanatçı çalışıyor. Ben de çalışmalarımda, binanın enkazı önünde durdum ve binanın renklerine boyandım. Bazıları, enkazın önünde görünmez biri olduğunu düşündü. Yıkım sanatçılar için de büyüktü. Toplumun sanatçıya ihtiyacı yok! Yani burada sanatçılar gerekli değil ve yapıtlarının hiçbir değeri yok. Çalışmalarımdaki sanatçı kendini saklıyor. Şöyle de düşünülebilir: Sanatçı saklanırken, gelecek için de güç topluyor.
*Şehirde yalnızca sanatçılar mı saklanıyor?
Her toplumda, yalnızca sanatçı olarak değil bağımsız bireyler olarak da kültürel, siyasi ve ekonomik olarak hayal kırıklıkları ve türlü negatifliklerle karşılaşıyoruz. Tüm bunlar kişiliklerimizi etkiliyor. Bence bir birey durumu değiştiremediği zaman duruma adapte olmak ve kendi anormal yaşam biçimini geliştirmek zorunda kalıyor. Ben de bunu yapıyorum.
* Birilerini şehirde saklayarak neyi protesto ediyorsunuz?
Başlangıçta şiddet ve yıkımları protesto ediyordum. Bu başlangıçtan beri işime biraz da husumet katıyordu. Sonra bazı politik sloganlar üzerine çalıştım ve dikkatimi toplumsal gelişmelerin neden olduğu olumsuzluklara yönelttim. Son çalışmalarımdaysa bir süpermarket belirdi mesela. Böylece, ekonomik gelişmelerin insanları nasıl olumsuz etkilediğini ifade etmeye çalıştım.
*Arka planla uyumlu olarak boyanmak zor görünüyor. Tüm hazırlıklar dahil bir fotoğrafı çekmek ortalama ne kadar vakit alıyor?
Farklı fonlara gore, vücudumu boyamak dört saatten 10 saate kadar sürüyor. Boyamayı asistanım yapıyor. Bazen sekiz saat boyunca ayakta kalmak zorunda kalıyorum.
*Çalışma sürecinde size en çok ne zorluyor?
Benim için en büyük problem sabit bir şekilde ayakta durmak. Bazen o kadar dikiliyorum ki, iş bittiğinde kaskatı kesiliyorum.
*Model olarak kimleri kullanıyorsunuz?
Genellikle ben model oluyorum.
*Fotoğrafı kim çekiyor o zaman?
Benim yaptığım ayarlara uyarak, asistanım çekiyor. Başkalarını da kullanıyorum tabii. Mesela ruhsatsız bir arabayı çekerken model olarak arabanın şöförünü kullandım. Kimse onu arabasının önünden kıpırdatamaz zaten.
*Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Benim işlerimi anlamak zor olduğu için, nadiren reaksiyon alıyorum. Performansımı ilk gördüklerinde, çoğu ne yaptığımı anlamıyor. Böyle olunca, bazı işlerin sergilenmesi yasaklanıyor. Çinli sanatçılar eserlerini sergileme ya da stüdyoda çalışma haklarını kullanmak için yoğun çaba harcıyorlar. Tıpkı bizim Suojia Köyü için çabaladığımız gibi…
*Dünyaca ünlü, saygın bir sanatçısınız ve Çin’de acımasızca eleştiriliyor musunuz?
Aslında evet. Diğer ülkelerde gördüğüm ilgiyi düşününce kendi ülkemde çok sevildiğimi söyleyemeyeceğim. Çinlilere göre sanat sadece, başarılı olabilmek için çok gayret göstermeniz gereken bir iş… Ama Çin’de, müthiş işler yapan, çok önemli sanatçılar var. Ben sadece, çalışmalarımı dünya çapında değerlendirecek arkadaşlarım olduğu için şanslıyım.
* Doğumunuz Mao dönemine rastlıyor ama siz çok küçükken devrim sona ermiş. Kültür Devrimi’yle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Dediğiniz gibi Kültür Devrimi ben üç yaşındayken sona erdiği için, o döneme ait hiçbir şey hatırlamıyorum. Bence Kültür Devrimi, Çin’in gelişimini saptıran, her türlü tüketime savaş açmış bir dönem. “O dönemde doğmak mı şimdi doğmak mı?” diyorsanız, her şeye rağmen kendi dönemimde doğmayı tercih ederim. Çünkü, o günlerde yiyecek ekmek bulamayan insanların acılarını çok iyi biliyorum. Bunun yanında, 80ler’de, yalnızca tek çocuğa izin verildiği dönemde doğanların zevkli hayatlarını da gözlemleyebiliyorum. Çin’in gerçek gelişimine hatta adım adım nasıl metalaştığımıza onlar şahit oluyor.
*Türkiye’yle ilgili ne biliyorsunuz? Ya da şöyle sorayım; fotoğraflarla Türkiye’deki herhangi bir şeyi protesto etseniz, bu ne olurdu?
Türkiye’yle ilgili bildiğim en önemli şey, atalarınızın Moğolistan’dan geldiği. Tarih kitabında okumuştum. Ayrıca çok cesur ve zeki olduğunuzu da biliyorum. Müthiş bir kültür ve gelenek hazineniz var. Ülkenizin tarihî cazibesiyle ilgili bir çalışma yapmak isterdim ama bir şey protesto ederim demeyeyim şimdi.
*Türkiye’yle ilgili detaylı bilginiz olmadığı için mi, röportaj Türkiye’de yayımlanacağı için mi?
Bu soruya cevap vermemeyi tercih ederim.
Bolin’in çalışmalarından bazıları
***Röportaj, Yeni Aktüel dergisinin 206. sayısında yayımlandı.

























çok iyi ya…